Ceyhan Tarihi Ören Yerleri

Ceyhan Belediyesi

SİRKELİ HÖYÜĞÜ

Höyükteki ilk kazılar 1936 yılında J. Garstang tarafından yapılmıştır. Daha sonra 1951 yılında, aynı ekipten M. V. Seton-Williams, Kilikya yüzey araştırmaları çerçevesinde höyükte incelemeler yapmıştır. Höyük, 1992-96 yılları arasında Ludwig-Maximilians Münih Üniversitesi’nden Prof. Dr. B. Hrouda ve 1997 yılında ise Innsbruck Üniversitesi’nden Prof. Dr. H. Ehringhaus başkanlığında yeniden kazılmıştır. 1996 yılında sona erdirilen kazıların ardından 2006 yılına kadar höyükte herhangi bir çalışma olmamıştır. Daha sonra Eberhard Karls Tübingen Üniversitesi Önasya Arkeolojisi Bölümü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ile işbirliği ile Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Miroslav Novak başkanlığında kazılar başlatılmıştır. Sirkeli Höyüğü, eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde yer alan Sirkeli mahallesinde Ceyhan Nehri kenarında bulunmaktadır. Hemen yanında bir kaya kütlesinin üzerindeMuvattali Kabartması bulunmaktadır. Hitit İmparatoru Muvattali, Mısır Firavunu Ramses ile yaptığı ünlü Kadeş Savaşı’na giderken buraya uğramış ve bu olaydan sonra Hititler tarafından bu yerin kutsallığına inanılmıştır. Muvattali kabartması Anadolu’daki en eski Hitit kabartması olması ile de ayrı bir öneme sahiptir

TUMLU KALESİ

1071 Malazgirt Savaşı sonrası, Süleyman Şah (Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu) 1083 yılında Ceyhan Ovası’nı ve Adana’yı tamamen ele geçirdi. 1097 yılında Kilikya Ermeni Krallığına bağlanan Ceyhan 14. yüzyılda Mısır Memlüklülerinin istilasına uğrar ve sonrasında Dulkadir oğlu Beyliği topraklarına katılır. O yıllarda nüfusu 5.000’dir.Ceyhan, 1353-1515 yılları arasında Memlüklere bağlı Ramazanoğulları Beyliği’nın hakimiyeti altında kalmıştır. Bu topraklar için Memlükler ve Osmanlılar 1485-1498 yılları arasında savaştılar. 1515 yılından itibaren Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında Adana toprakları Ceyhan Ovası ile birlikte Osmanlı Devletinin idaresine girdi.

YILANKALE

Ceyhan’a 13 km. mesafede E-5 karayoluna 3 km. dir. Çok sarp bir tepe üzerine Ceyhan Ovası’na tamamen hakim şekilde kurulan bu kale Klikya Ermeni Krallığı döneminde Kral I. Levon tarafından yaptırılmıştır. Yöre halkı tarafından Şahmeran kalesi olarak adlandırılmaktadır.

Yılankale Orta Çağ’da Çukurova’nın Haçlı Seferleri döneminde 12. yy’da Ceyhan Nehri kenarındaki hakim tepeye yaptırılmıştır. Hem ovayı hem de tarihi İpek yolunu kontrol etmiş, bulunduğu doğal kaynaklarla bütünleşmiştir. Sağlam surları kale meydanına, üç kapıdan sonra ulaşılabilmesi ve kapıları birbirine bağlayan portatif merdivenlerin kullanılmış olması ile fethedilmesi çok güçleştirilmiş. Ramazanoğlu Beyliği döneminde 1357’den itibaren terk edilen kalenin adı Kovara iken ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi 17. yy’ da yörede Şahmaran Efsanesi’nden dolayı Şahmaran Kalesi adını vermiş. Daha sonra Yılankale adını alan kale Anavarza, Tumlu ve Kozan Kalelerinin görüş ve alanı içinde yer alıyor.

Arkeolog Edwards, Yılan Kale’nin planı üç avluya ayırarak incelemiştir. Edwards’a göre, daha alt kısımda bulunan iki avlu, güneydoğudaki kanadı korumak amacıyla tasarlanmıştır. Son derece zeki biçimde tasarlanan ve yerleştirilen surlar ile burçlar, dik yamaçların da yardımıyla saldırıyı oldukça güçleştirmektedir. Avluların her birinin tek bir giriş kapısı vardır. Üstte kot farkı zeminden biraz daha yükseltili, korunaklı bölüme, her yönden birer merdivenle ulaşılabilmekte ve her yöne gidiş geliş kolay olmaktadır. Bu kısım en geniş ve yoğun biçimde savunulan birimi oluşturmakta ve garnizona ev görevi yapmaktadır.

En yüksek ve en kuzeydeki birimlerinde sarnıçların büyük bir kısmı ve bir şapel bulunmaktadır. Yılan Kale’nin güneye bakan bir demir kapısı vardır. Kalenin beden duvarları adeta dantel gibi işlenmiştir. Yapı üzerinde Bizans, Haçlı ve Ermeni onarımlarına ait duvar kalıntıları göze çarpar. Ermeni onarımları, pervaz, pencere ve kapı üstü tonozlarında kendini gösterir; bu onarımları belgeleyen bir Ermeni yazıtı da yapı üzerinde mevcuttur.

Ceyhan Nehri kıyısında Misis’in kuzeydoğusundadır. Dört cepheli olan kalenin çevresi 700 metredir. Araları mazgallı olan sekiz burç ikişer katlıdır. Sarp kayalar üzerine yapılmış olan kalenin önemli bir sanat değeri vardır. Yol tarafında yukarı doğru açılan büyük bir kapısı olup, burası mazgallarla korunur. Kapıdan düz bir meydan olan kale iç sahasına girilir. Buradan gitmek istenilen yere düzgün merdivenlerle ulaşılır.

KURTKULAĞI KERVANSARAYI

Kurtkulağı Kervansarayı, Ceyhan’ın 12 km güneydoğusunda Kurtkulağı mahallesi’ndedir. Adana Müzesinde bulunan kervansaray kitabesine göre eser 1659’da Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmış olup, mimarı Mehmed Ağa’dır. Adana-Halep kervan yolu üzerindeki Kurtkulağı menzilinde bulunan kervansaray, bir Osmanlı menzil handır. Kervansaray bir kale sağlamlığında gayet kalın ve sağlam duvarlara sahiptir.

Büyük bir dikdörtgenden oluşan planı doğu cephede klasik kervansaray mimarisinden farklı özellikler taşımaktadır. Üç yanda saçak hizasına kadar kuvvetli payandalarla takviye edilmiş olan beden duvarlarının tamamı taştandır. Doğu cephedeki çıkıntıları hariç, 45,75 x 23,60 metre ebadındaki kervansarayın planını, enine uzanan iki sıralı payelerin birbirlerine sivri kemerlerle birleşmesi ve bütün üst örtüyü teşkil eden boyuna uzanan beşik tonozlar meydana getirmektedir.

 CEYHAN OVASI’NDA YAPILAN ARKEOLOJİK ARAŞTIRMALAR

             1929 yılında H.von der Osten (Hrt.1), Ereğli, Ulukışla, Pozantı, Gülek Boğazı (Kilikya Kapıları) üzerinden geçerek Tarsus’a ve oradan da Adana’ya gelmiştir. Daha sonra Misis’e varmış, oradan da Ceyhan Çakal Köy (Çakaldere), Altıkara, Yılankale, Büyük Mangıt, Mercimek, Kastali, Sarıbahçe (Yeşilbahçe), Çatalhöyüğü, Camızağılı ve Hamdilli’yi gezmiş ve Ceyhan merkezde biri kuzey, diğeri güneyde iki yerleşme, bunların güneydoğusunda iki yerleşme, Hamdilli’de bir yerleşme, bu köyün kuzeydoğusunda bir yerleşme, Yarım Höyük ve Çatal Höyük’te bir yerleşmeyi haritasına işaretlemiştir[1].

            1934 yılında ise, A.R.Yalgın, H.Z.Koşay ile birlikte Hitit İmparatorluk Çağı’na ait Sirkeli kaya anıtını bulmuşlardır[2]. 1994 yılında Sirkeli kazı ekibi birinci anıtın hemen yanında bir kaya anıtı daha tespit etmiştir[3].

            1936-38 yıllarında Liverpool Üniversitesi’nden J.Garstang, J.Wachter ve M.V.Seton-Williams, Adana Arkeoloji Müzesi Müdürü A.R.Yalman ile birlikte Sirkeli ve Yarımhöyük’te çeşitli sondajlarla çalıştıktan sonra, Mersin-Yümüktepe’de kazılara başlamak için karar vermiştir[4]. J.Garstang’ın bu çalışmaların ilk raporunda ayrıca Merjin (Mercin/Seton-Williams No: 12), Hajilar (Hacılar) ve Ceyhan (SW No: 108 Ceyhan III)’ı da ziyaret etmiş olduğu anlaşılmaktadır[5] (Hrt.2).

            1942 yılında R.O.Arık Türk Tarih Kurumu adına yaptığı inceleme gezisinde Ceyhan Ovası’nda Çakaldere Höyük, yakınında kaynak fışkıran Çokça Höyük (ETÇ ve Klasik Çağlar/Klasik ve Ortaçağ Mezarları), Yılankale’nin 200m. kadar uzağındaki köyün (Toktamış olmalı) yanında üzeri mezarlık olan höyük, Ceyhan’ın girişinde bir höyük (Hacılar?),  Köseler Höyüğü’nü zikretmiş[6]; “Mustafabeyli’den sonra sağda tepeler, dibinde höyük, solda jeolojik bir olay gibi ele alınacak olan adalar halinde topraklar. Buralar bir iç deniz miydi?” şeklinde gözlemlerini yazmıştır[7]. Bunun dışında Köseler Höyüğü gibi bu yörenin yerleşmelerinin Gavur dağlarından gelen dar ve seyrek rastlanan vadilerin denize açıldığı yerlerde konuşlandığını belirtmiştir ve topladığı seramik parçalarının Adana Müzesi’ne teslim edildiğini belirtmiştir.

Yukarıda bahsedilen 1936’daki çalışma ve daha sonra da 1951 yılında M.V.Seton-Williams, P.Taylor ve M.Rankin tarafından Adana Ovalarının 2002 yılına kadarki en kapsamlı yüzey araştırması gerçekleştirilmiştir (Hrt.3). Klasik dönemler öncesi yerleşme birimleriyle daha geç dönemlere ait 149 yerleşme tespit edilmiş, toplanan seramikler değerlendirilmiştir. Bunun dışında ismini zikrettiği fakat ziyaret etmediği 7 yerleşme biriminden daha bahsetmektedir[8]. Ancak yayında seramik çizimleri ve fotoğraf kullanılmamıştır. Çalışmasında Ceyhan sınırları içinde Yüreğir-Misis’ten sonra Kürtköy (Ağaçpınar), Fenni Kireç, Çakaldere, Yeşil Höyük, Yılan Kilise ve kalenin doğusunda bir tepe, Çokça Höyük, Sirkeli, Tahta Höyük, Yeniköy I, Vesli Höyük, İsili Höyük, Çitnoğla Çiftlik Höyüğü, Hesigin Tepe, Soyalı Höyüğü, Kırıkköprü, Kürtosman Çiftlik, İslamkadı Çiftlik, Ada Tepe II, Hacılar, Ceyhan I, Ceyhan II, Ceyhan III, Ekşiler, Molla Ahmet, Mercin, Küçük Mangıt, Pezmezli II, Çatalhöyük II, Yarım Höyük, Cebra Höyük, Mahmut Efendi, İsmailağaç, Küçük Çiftlik, Seliman Höyük, Tepesidelik, Boz Höyük, Narlıuran, Kızlarsuyu, İslamoğlu, Yalaközü, Geçemey Höyük, Tatarlı Höyüğü, Karpusi Höyüğü, Sultantepe ve Pascu Höyüğü’nü tespit etmiş, seramiklere göre dönem dağılımlarını belirtmiş ve Dönarbüken, Toklu Höyük ve Nacıbaya’yı ise sadece zikrederek arkeoloji literatürüne kazandırmıştır.

Bahsedilen çalışmada tespit edilmiş olan bu höyükler arasında Mersin-Yümüktepe’nin Geç Neolitik Dönem (XXVII.tabaka) seramiklerine benzer perdahlı parçalar Hacılar, Yarım Höyük ve Tatarlı’da bulunmuştur[9].

Kalkolitik Dönem’e ise tüm Adana Ovaları yerleşmelerinde yaygın olarak rastlanıldığı ifade edilmiştir[10]. Yümüktepe’nin Erken Kalkolitik Çağ’a tarihlenen XXIII-XX.tabakalarının standart, perdahlı kapları yerel seramik olarak Ceyhan Ovası’nda, Boz Höyük, Pascu ve Sultantepe’de tespit edilmiştir. Erken Kalkolitik Çağ’ın Geçiş ve Pre-Halaf boyalı kaplarına Ada Tepe II, Boz Höyük, Hacılar ve Tatarlı’da rastlanmıştır. Yümüktepe’nin XXIV.tabakasının Protokalkolitik[11] kapları Yeşil Höyük ve Molla Ahmet’te bulunmuştur.  Bunların dışında aynı merkezde Orta Kalkolitik XIX-XVI. Tabakalarda görülen basit formlu, saman katkılı Halaf kapları da Mercin’de, diğer Halaf örnekleri Molla Ahmet, Tatarlı ve Yeşil Höyük’te görülmüştür. Saman katkılı parçalar ise, Ceyhan III, Mercin ve Yarım Höyük’te tespit edilmiştir. Geç Kalkolitik Döneme ait Ubeid örnekleri Hacılar, Molla Ahmet ve Sirkeli’de; Coba kapları ise, Ceyhan III, Hacılar, Molla Ahmet, Pekmezli II, Sirkeli, Sultantepe ve Tatarlı’da bulunmuştur.

 Sonuçta, Tatarlı’da hem Neolitik, hem de Kalkolitik dönemler, Ceyhan III, Yarım Höyük, Pekmezli Höyük II, Pascu, Boz Höyük, Molla Ahmet, Yeşil Höyük, Ada Tepe II ve Sirkeli’de ise Kalkolitik dönemler tanımlanmıştır.

Ceyhan ve çevresinde Eski Tunç Çağı ile ilgili yerleşmeler ve tanımlanabilen seramik özellikleri şu şekildedir: Geçemey Höyük (Kırmızı ve Siyah Perdahlı), Hesigin Tepe (Kırmızı ve Siyah Perdahlı), Molla Ahmet (Kırmızı ve Siyah Perdahlı), Sirkeli (Kırmızı ve Siyah Perdahlı), Ekşiler (Saman katkılı), Soyalı Höyüğü (Kırmızı ve Siyah Perdahlı), Tepesidelik (Kırmızı ve Siyah Perdahlı), Yalaközü (Kırmızı ve Siyah Perdahlı), Boz Höyük (taşçık katkılı, insize bezemeli testiler ve kulplar), Mercin (Saman katkılı) ve Pascu (Saman katkılı). Eski Tunç Çağı’nın geç safhasına ait yuvarlak dipli (spiral feet) çanaklarının benzerleri Gözlükule’de bulunmuştur[12].

Orta Tunç Çağı Ceyhan Ovası’nda Sirkeli, Hacılar, Ada Tepe II, Ceyhan II, Boz Höyük, Tepesidelik, Pascu, Cebra Höyük, Yarım Höyük ve Sultantepe’de tespit edilmiştir. Bu dönemin tipik Suriye etkili boyalı seramiği (Kilikya Boyalıları) ve gözlü testileri Ceyhan Ovası yerleşmelerinde de yaygın olarak bulunmuştur[13]. Sirkeli, Cebra Höyük, Boz Höyük ve Ada Tepe II’nin bu dönemin önemli yerleşmeleri olduğu  belirtilmiştir[14]. Araştırmacı bulduğu bu boyalı seramik örneklerinin Amuq Ovası’nda Tell Atchana’da (XII-VII.tabakalarda), Gözlükule ve Yümüktepe’de de bulunmuş olduğunu belirtmiştir. Bunun dışında Tepesidelik örneklerinin Filistin OTÇ seramiklerine benzediği ifade edilmiştir[15].

Ceyhan Ovası’nda Geç Tunç Çağı yerleşmeleri olarak Ceyhan II’de bazı Hitit boyalı seramik örnekleri, kırmızı perdahlı, omurgalı, kahverengimsi sarı kapların Cebra Höyük, Küçük Çiftlik ve Pascu’da tespit edildiği belirtilmiş, dönemin sonlarında da Gözlükule’de de ele geçmiştir. Ovadaki bir çok yerleşmede ayrıca halka dipli kapların yerel metal taklitleri bulunmuştur. Araştırmacı, Hitit seramiği olarak adlandırdığı malzemeleri Hacılar (Perdahlı Hitit, yerel), İslamkadı Çiftlik (Perdahlı Hitit, Miken), Ada Tepe II (Perdahlı Hitit), Hesigin Tepe (Perdahlı Hitit, yerel, Miken, diğer kap formları), Çitnoğla Çiftlik Höyüğü (Miken), Soyalı Höyüğü (Perdahlı Hitit, yerel, Miken), Mercin (Perdahlı Hitit, yerel), Ekşiler (Perdahlı Hitit), Ceyhan II (Perdahlı Hitit, boyalı Hitit), Molla Ahmet (Perdahlı Hitit), Küçük Çiftlik (Perdahlı Hitit, kırmızı ağız kenarlı parçalar, diğer kap formları), Tepesidelik (yerel, diğer kap formları), Yalaközü (Perdahlı Hitit, yerel, diğer kap formları), Geçemey Höyük (Perdahlı Hitit, Miken), Tatarlı Höyüğü (Perdahlı Hitit), Sultantepe (Perdahlı Hitit, Miken), Fenni Kireç (yerel), Pascu (Perdahlı Hitit, yerel, Miken), Cebra Höyük (kırmızı ağız kenarlı parçalar, diğer kap formları), Boz Höyük (Perdahlı Hitit, Miken), Yarım Höyük (Perdahlı Hitit, diğer kap formları), Küçük Mangıt (yerel, diğer kap formları), Yılan Kilise (Perdahlı Hitit, diğer kap formları), Sirkeli (Perdahlı Hitit, yerel, Miken), Vesli Höyük (Miken) ve Yeşil Höyük (Perdahlı Hitit, yerel, diğer kap formları)’te tespit etmiştir.

Demir Çağı ise Ceyhan Ovası’nda Seton-Williams’ın çalışmasında çok sayıda yerleşmede tespit edilmiştir: Boz Höyük (Beyaz Boyalı, Kırmızı üzerine Siyah, Kuzey Suriye Basit ve Perdahlı), Cebra Höyük (Beyaz Boyalı, Kırmızı üzerine Siyah, Basit kırmızı Perdahlı), Hacılar (Beyaz Boyalı), Hesigin Tepe (Beyaz Boyalı, Geometrik), İslamkadı Çiftlik (Beyaz Boyalı), Küçük Çiftlik (Beyaz Boyalı, Kırmızı üzerine Siyah), Kürtosman Çiftlik (Beyaz Boyalı), Mercin (Beyaz Boyalı), Molla Ahmet (Beyaz Boyalı, Kırmızı üzerine Siyah, Basit kırmızı Perdahlı), Pekmezli II (Beyaz Boyalı, Kuzey Suriye Basit ve Perdahlı), Sirkeli (Beyaz Boyalı: bütün formlar iki renkli, Kırmızı üzerine Siyah, Geometrik), Soyalı Höyüğü (Beyaz Boyalı: iki renkli, Basit kırmızı Perdahlı, Kuzey Suriye Basit ve Perdahlı, Geometrik), Sultan Tepe (Beyaz Boyalı), Tatarlı (Beyaz Boyalı, Kırmızı üzerine Siyah), Çitnoğla Çiftlik Höyüğü (Kırmızı üzerine Siyah), Narlıuran (Basit kırmızı Perdahlı). Boz Höyük ve Tatarlı Höyük’te kesin olmamakla birlikte M.Ö.8.yy.’a ait Asur seramik parçaları da bulunmuştur.

Araştırmacı Pers Dönemi’ne ait basit ve bezemesiz kaplar bulduğunu, bunların aynı dönemde Mezopotamya, Filistin ve Kuzey Suriye’de de yeşil renkli seramiklerle benzediğini belirtmiştir. Aynı parçaların S.L.Woolley’in kazdığı Sajur Vadisi’ndeki Deve Höyük’te de bulunduğunu ve Amuq’ta da olması gerektiğini vurgulamıştır. Benzer örnekler Ceyhan’da Yalaközü, Yeşil Höyük, Soyalı ve Sirkeli’de tespit edilmiştir. Bunların dışında Attika Siyah Sırlı (glazed) seramik, Yarım Höyük, Hesigin ve Sirkeli’de bulunmuştur. İonia kaseleri ise Küçük Çiftlik’te ele geçmiştir[16].

Bölgeyle ilgili Hellenistik ve Roma Dönemlerinin verileri Tarsus-Gözlükule’den sağlanmıştır. Seton-Williams arazi araştırmalarında bölgenin bu dönemlerde yoğun olarak iskan edildiğini ve yerleşme yoğunluğunun daha çok denize yakın alanlarda küçük çiftlikler şeklinde olduğunu belirtmiştir. Bu çalışma esnasında Ceyhan Ovası’nda tespit edilmiş yerleşmeler ve seramik özellikleri şu şekilde verilmiştir: Hellenistik Dönem Boyalıları, Ada Tepe II, İslamkadı Çiftlik, İslamoğlu, Minareli, Mercin, Yolasan; Hellenistik Dönem Siyah Sırlı Megara Kaseleri, Ada Tepe II, Cebra, Ceyhan II, Eşkiler, Geçemey, Hesigin, İslamkadı Çiftlik, Küçük Çiftlik, Kürtosman Çiftlik, Mahmut Efendi, Mercin, Molla Ahmet, Soyalı, Sultan Tepe, Tahta, Vesli Höyük, Yolasan; Roma Dönemi Kırmızı Sırlılar, Ada Tepe II, Boz, Cebra, Çatal Höyük II, Geçemey, Hacılar, Hesigin, İslamkadı Çiftlik, Karpusi, Küçük Mangıt, Küçük Çiftlik, Mahmut Efendi, Minareli, Mercin, Molla Ahmet, Pascu, Pekmezli II, Selimen, Sirkeli, Sultan Tepe, Tahta, Tepesidelik, Vesli Höyük, Yılanlı Kilise; Geç Roma Dönemi Kırmızıları, Ada Tepe II, Ceyhan I, Geçemey, Hesigin, İsili Höyük, İslamkadı Çiftlik, Karpusi, Kırıkköprü, Küçük Mangıt, Pekmezli II, Vesli Höyük, Yeniköy I, Yılanlı Kilise, Yolasan; Pişirme Kapları, Boz, Minareli ve Vesli Höyük ile Şarap Çömlekleri ise, Geçemey, Hesigin, Karpusi (damga mühürlü), Minareli, Pekmezli II, Tahta, Vesli Höyük ve Yeniköy I’de bulunmuştur.   

Bunların dışında İslami Kaplar, Boz, Geçemey, Hesigin, Molla Ahmet, Pascu, Pekmezli II, Selimen, Minareli; Sgrafito Kaplar, Adatepe II, Boz, Çakaldere, Ceyhan, Çitnoğla Çiftlik Höyük, Geçemey, Hacılar, Pekmezli II, Seliman, Soyalı, Tepesidelik, Tatarlı, Yeşil Höyük, Yılanlı Kilise ve Kaba Kırmızı Kapların ise, Ada Tepe II, Boz, Karpusi ve Minareli’de varlığı belirtilmiştir[17]. Bu bölgeden toplanan seramiklerin Adana Müzesi’ne teslim edildiği belirtilmektedir.

            1962 yılında G.R.Youngs ve Cambridge Expedition heyeti 5 haftalık bir araştırmayla Yılan Kale (Ceyhan), Gökvelioğlu ve Tumlu (Ceyhan) Kalelerinde çalışmış, bu kalelerin ilk kez planlarını çıkarmıştır[18]. Bunun dışında Tumlu Kale’de Roma Dönemi seramiğinden bahsetmiştir[19]. Tumlu Kalesi’nin güneyinde mozaik döşeme kalıntılı bir yapı ise bir kiliseye aittir[20].

            1965 yılında Adana Müze Müdürlüğü tarafından Sirkeli ve Mercin’de sondaj kazısı yapıldığından söz edilmektedir[21].

            1973, 1979 ve 1981 yıllarında R.W.Edwards, Çukurova kalelerini çalışmaya başlamıştır. Eseri her ne kadar propagandistik unsurlar içerse de, tüm bölge için halen konusunda tek başvuru kaynağıdır[22]. Bu çalışmada Tumlu (Dumlu, Adamodana) ve Yılankale (Kovara/Govara)[23] kalelerinin planlarında bir takım değişiklikler ve eklemeler yapılmış, mimari özelliklerinden yola çıkılarak bu kaleler tarihlendirilmiştir. Yılankale’nin eski adının Haçlı Seferleri sırasında Casal Gouvaira, Ermenice Govara, Arapça Kuwara olması muhtemeldir. Bir ara Semiramis Kalesi olarak da adlandırılmıştır. Adının kale ve çevresinde yılanların bol olmasından geldiğinin aslı yoktur; isim, giriş kapılarından biri üzerindeki yılan kabartmasından gelmektedir[24].

            1983 yılında H.Hellenkemper ve F.Hild bölgedeki araştırmalarında, Muttalip Höyük (Catavolo/Mutlubake) ve Mercimek Höyük (Botaş Höyük) civarlarındaki su yollarını (aquaduct) araştırmışlardır[25]. Aynı araştırmacılar daha sonraki yayınlarında ise, Bizans Dönemi’nde (II.Basileios) Ceyhan’ın kuzeyinde Pratum Palliorum yerleşmesini/bölgesini Arap kaynaklarına atıf yaparak belirtmişlerdir. Bunun dışında Ceyhan’ın yaklaşık 5km. kuzeyinde Baltolibas’ı, I.Romanos Dönemi’ne vermişler, ayrıca 7-10.yy. arasında Ceyhan (Tall Hamid)’ı, Mercin (Hasanağa)’de Geç Roma Dönemi-Erken Bizans Dönemi’ne ait bir kilise (SW Ceyhan I), Adapınar’ın 2km. güneybatısında I.Leon ve 13-15.yy.’lara ait müstahkem mevkiler olan Rasel-Ain ve Adapınar’ın 5km. güney-güneybatısında Abedi (Abdiye) ve Mutlubake’yi zikretmişlerdir. Araştırmacılar daha sonra Ceyhan’ın batısında, Çakaldere’nin doğusundaki Kovara (Yılankale)’da 4-7. ve 10-13.yy.’larda müstahkem mevki, Kızıldere (Kürtbayramlı/Senemenli)’de Erken Bizans Dönemi (4-7.yy.) yerleşmesi, Erken Bizans Dönemi’nde Tardequeia’nın doğusunda Amanikai Pylai, Selimiye’de Erken Bizans Dönemi’ne ait müstahkem mevki ve Ahtena Parthenos kabartmalı altar, T’Isap (Tumlu Kalesi) 4-10.yy. müstahkem mevki, epigrafik malzemeye göre Kayıkçılı’da Erken Bizans Dönemi’ne ait kilise ve Anazarbos’un 6km. kadar güneyinde Ağaçlı yakınlarında Mumustra’da yine epigrafik malzemeye göre bir Geç Antik Çağ müstahkem mevkisinden bahsetmişlerdir[26].

1991 yılında M.H.Sayar, Ceyhan Tatarlı Köyü’nde bir su kaynağı ve çevresindeki yapı kalıntılarından bahsetmektedir[27]. Aynı araştırmacı 1992 yılında, Tarsus-Adana-Misis üzerinden geçip Suriye’ye giden günümüzde Halep Yolu olarak da bilinen ünlü Roma yolunun Ceyhan Ağaçpınar ve Yeniköy güzergahlarını araştırmıştır. Yeniköy’ün bir kaç km. kuzeyinde yer alan Kırıkköprü Mevkii’nde antik bir köprü kalıntısı tespit etmiş, yörede halen Halep Yolu olarak bilinen bu güzergahın Misis’teki antik köprü üzerinden geçip, Ceyhan Nehri’nin karşı kıyısından Harami Boğazı’ndan Kurtkulağı Köyü’ne (Itinerarium Burdigalense’de Misis’ten 15 Roma mili uzaklıkta bir yol istasyonu olarak verilen) lokalize edilen Tarqequieia’ya ve buradan da Karanlıkkapı (Amanikai Pylai) üzerinden Muttalip Höyük’e kadar ulaştığını belirtmiştir[28].

1991 yılında İ.Özgen ve M.H.Gates tarafından (Hrt.4), özellikle M.V.Seton-Williams’ın ayrıntılı olarak çalışmadığı Yumurtalık ve Dörtyol arasındaki bölgede yüzey araştırması yapılmıştır[29]. Seçilen alan batıda Yeniköy ve Doruk civarlarından aşağıya, kuzeyde otoyolun yaklaşık 3-5km. kuzeyinden Değirmendere, Kurtpınar ve Sarımazı gibi Ceyhan’ın bir bölümünü de kapsamaktadır. Bu çalışmada 23 yerleşim biriminden seramikler toplanmıştır. Seton-Williams’ın Soyalı Höyük olarak adlandırdığı yerleşmeye Boyalı (Yerleşme 15), Hacılar’a Höyük, Hesigin Tepe’yi de Tülek Höyük (Yerleşme 16) ismiyle kaydetmişlerdir. Bunun dışında Sarımazı Beldesi içinde, günümüzde gübre fabrikası içinde korumaya alınmış olan Muttalip Höyük (Yerleşme I), bu yerleşmenin kuzeydoğusunda diğer bir yerleşme (isimsiz), Muttalip Höyüğün yakınlarına Yerleşme 19 tespit edilmiştir. Muttalip Höyüğün isimsiz yerleşme ile birlikte liman olduğu, Geç Hellenistik, Roma Dönemi ve Ortaçağ’da iskan gördükleri belirtilmiştir.

Daha sonra yayımlanan bir makalede bu çalışmanın Kalkolitik ve ETÇ seramikleri incelenmiştir. Kalkolitik Çağ’da Yerleşme 2’nin seramiklerinin Gözlükule Geç Kalkolitik Çağ’ın kaba saman yüzlü (Coarse Chaff-faced Ware) ve Amuq F’in saman yüzlü basit (chaff-faced simple) seramikleriyle, Soyalı Höyük ve Hesigin Tepe’den ele geçen seramikleri Gözlükule’nin Geç Kalkolitik Çağ düzgün yüzlü ince astarlı seramikleri (smooth-faced Light-slipped Ware) ve Amuq F’in basit düzgün yüzlü (smooth-faced simple) kaplarıyla, Yerleşme 2 ve 18’in malzemesini Amuq F’in Saman Yüzlü, Kırmızı Astarlı ve Perdahlı (Chaff-faced Red-slipped and Burnished Ware) seramiği ile, Yerleşme 2 ve 19’ün seramiklerini Gözlükule Hafif Astarlı, Saman Yüzlü kapları (Light-slipped, Chaff-faced Ware) ve Amuq’un kaba saman yüzlü (Chaff-faced Simple) kapları ile karşılaştırmış, Yerleşim 2’den çok sayıda genel pişirme kaplarının bulunduğu bildirilmiştir[30]. Bunların genel formu basit ağız kenarlı çömleklerden oluşur.

Bu çalışmada Eski Tunç Çağı’na tarihlenmiş seramikler de değerlendirilmiştir. Buna göre Ceyhan-Boyalı Höyüğün Kaba Taşçıklı Pişirme Kapları (Hard Gritty Cooking Pot Ware)’nun dışında Tarsus-Gözlükule’nin ETÇ I’ine ait olan Kırmızı Perdahlı Kaplar (Red Burnished Ware) Tülek Höyük ve Yerleşme 19’da tanımlanmıştır. Yine Tülek  Höyük’te ele geçen Kırmızı, Bezeksiz Taşçıklı ve Perdahlı Kaplar (Red Gritty Plain and Burnished Ware), Gözlükule’de ETÇ I ve II’de görülmektedir. Yoğunluğu Boyalı Höyük’te olmak üzere, Tülek Höyük, Yerleşme 19’da ele geçmiş olan Amuq G ve H’ın Bezeksiz Basit Kaplar (Plain Simple Ware) ve Portakal Renkli Astarlı ve Perdahlı Basit Kapları (Dalgalı seramik grubunu da kapsıyor) (Plain Simple Ware and Simple Ware with Orance Slip and Burnish (Corrugated Ware) tanımlanmıştır. Dalgalı örnekler (Corrugated Ware) sadece Boyalı Höyük ve Tülek Höyük’te bulunmuştur. Tarsus’un ETÇ II’nin Açık Renk Hamurlu (Light Clay Ware) seramik grubuna Boyalı Höyük’te, Tarsus’un açık renk hamurlu çanak grubuna benzeyenler ve açık renk hamurlu, saklı astar ve boyalı kaplar (Light Clay Reserve Slip and Painted Wares) Yerleşme 2’de, Amuq tipli olanlara ise Boyalı Höyük ve Tülek Höyük’te rastlanmıştır. ETÇ’nda Amuq’un Gevrek Portakal Rengi ya da Konya Metalik Kaplarına (Brittle Orange/ Konya Metallic Ware), özellikle de boya banyolu (washed vessels)  olan kap parçaları yine Boyalı ve Tülek Höyüklerinde tanımlanmıştır.

Bu yüzey araştırmasının yerleşmelerinden toplanan yayımlanan seramiklere göre, Boyalı Höyüğün özellikle ETÇ seramik repertuarının daha çok Amuq sınıflarına uyduğu, yine Tülek Höyüğün de Geç Kalkolitik Çağ ve ETÇ II sonuna kadar olan yerleşmelerinin Amuq H ve I gruplarına dahil edilebileceği, Yerleşme 19’da da Kilikyalı seramiğin olmadığı, Yerleşme 2’nin ETÇ kültürünün daha çok Kilikyalı olduğu belirtilmiştir[31].

            1992 yılında B.Hrouda ve A.Ünal tarafından Sirkeli kazıları başlamış, 1997 yılından itibaren kazılara son verilmiştir. Sirkeli de Misis gibi önemli bir ordu ve ticaret yolu üzerinde bulunur ve doğu ile batının dönüş yollarını birbirine bağlar. Bir araştırmacının 2.Hitit Başkenti Tarhundašša (Dattašša) ile lokalize etmek istediği[32] Sirkeli Höyük kazılarında bir amaç da, II.Muwattalli’nin II.Ramses ile yaptığı savaş sonucunda yol güzergahında olan Sirkeli kaya kabartmasının daha iyi anlaşılarak, M.Ö.II.Binyıl yerleşmelerinin kazılmasıydı. Sirkeli’de yaklaşık 2.5m. kodunda 2,4 ve 6. açmalarda Suriye-Kilikya seramiği diye bilinen, M.Ö.II.bine tarihlenen boyalı seramik parçaları bulunmuş, özellikle M.Ö.II. ve I.bin ithal seramiklerinin ise, Gözlükule’deki Kıbrıs’tan gelenlere benzediği ifade edilmiştir. Höyüğün batısında ise, M.Ö.IV.Binyıla kadar inen seramiklerle karşılaşılmıştır. Bunun dışında Geç Miken Dönemi’ne ait bir parça ile beyaz bezemeli bir parçanın Tell Açana’nın VI. ve V.tabakaları ile Tell Yahudiyah‘da M.Ö.17.-16.yy.lara ait malzeme ile paralellikleri kurulmuştur. Sirkeli kazılarında M.Ö.IV.Binden Roma Dönemi’ne kadar kesintisiz bir iskanın varlığı anlaşılmıştır[33].

            1994 yılında B.Hrouda başkanlığındaki Sirkeli kazı ekibi, özellikle Misis ve Ceyhan’ın Hamdilli Köyü’nden çekilecek bir hat ile Ceyhan’ın güneyinde ve Yumurtalık İlçesi’nin hemen hemen yarısına yakın bir alanında, Yüreğir İlçe sınırlarında, özellikle de Misis’in kuzeyinde bir yüzey araştırması yapmıştır (Hrt.5) ve 27 yerleşim birimiyle 3 Nekropolün çalışma sonuçları yayımlanmıştır[34]. Sirkeli kazısının bekçi kulübesinin batısında 20 tane oda mezar, bir de ana kayaya oyulmuş sanduka mezar tespit edilmiştir. Daha önce yapılmış olan yüzey araştırmalarında incelenmiş olan Soyalı Höyük (Seton-Williams: SW ve Özgen-Gates ve Steadman: Ö/G-S), Hesigin Tepe (SW, Ö/G-S), Hacılar Höyük (SW, Ö/G-S: sadece haritada), Ada Tepe II (SW), No: 7 (Bovan=Soyalı Höyük=Boyalı Höyük), No: 8 (Hacılar Höyük), No: 22 (Atatepe=Ada Tepe II) ve No:21 (Tülek Höyük=Hesigin Tepe) olarak yeniden incelenmiştir. Bunların dışında Yılankale’nin kuzey eteklerinde 40 adet Roma Dönemi’ne ait mezar tespit edilmiştir. İsalı Köyü’nde Bizans Dönemi’ne ait bir gözetleme kulesinin dışında No: 10 (Taş Höyük/Taş Tepe) ve Gündoğan’da Roma Dönemi’ne ait sütun, arşitrav parçaları kaydedilmiştir.

            Araştırmacı, SW’nın yüzey araştırması sırasında bulduğu ve yayımladığı Hitit İmparatorluk Dönemi kırmızı ve kahverengi perdahlı seramiklere rastlanmasının ve doğrulanmasının zorluğundan bahsetmiştir. No: 2 (Yılan Kale=SW Yılan Kilise)’de ve No:2’de (Küçük Burhane=Küçük Burhaniye Köyü’nde isimsiz) Hititler Dönemi’ne ait hiç seramik bulunamamış, burada M.Ö.II.bine ait Boya bezemeli Suriye özellikli seramik tanımlanmıştır.

            Çalışmada Ceyhan sınırları içinde yukarıda bahsedilen No:2 Küçük Burhaniye Köyü’ndeki höyükte M.Ö.II.Bin Suriye seramiği, M.Ö.1.bin ve Roma Dönemi, aynı köy sınırları içinde No: 3 (isimsiz) Erken Demir Çağı ve Roma Dönemi, No:7 (Bovan Höyük)’te ETÇ,OTÇ, Erken Demir Çağı(?), Roma Dönemi, Erken İslam ve Ö/G-S’a göre de Kalkolitik Çağ, No: 8 (Hacılar Höyük)’te Roma ve İslami Dönemler, SW’a göre ise Kalkolitik Çağ, No:10 (Taş Höyük/Taş Tepe)’de Roma Dönemi, Yüreğir sınırında No: 13 (isimsiz)’de Kalkolitik Çağ ve OTÇ, No: 20 (Ekenler Çiftliği)’de Roma ve Erken İslam Dönemleri, No:21 (Tülek Höyük)’de Roma ve Erken İslam Dönemleri, SW’a göre ise ETÇ,Hitit,Miken, Ö/G-S Kalkolitik Çağ, No:22 (Atatepe)’de M.Ö.II.Bin(?), Roma ve İslami Dönemler, SW’a göre, Kalkolitik Çağ da mevcuttur, No:23 (isimsiz)’te Roma Dönemi, No:24 (isimsiz)’de Kalkolitik Çağ, No:25-26 (Soğuk Pınar ve diğeri isimsiz)’da Roma ve İslami Dönemlerin dışında 2.’sinde damgalı seramikler ile çakmaktaşı alet, Sirkeli Köyü’nün güneyinde düz yerleşme yerinde Kalkolitik Dönem tespit etmiştir.

            Bu çalışmalardan sonra 1998 yılında kurulmaya başlayan Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü, bir sene sonra bölge için yapılan ayrıntılı çalışma planından sonra Ceyhan Ovası’nda özellikle tarımsal faaliyetler, defineciler, yol yapımları, drenaj kanalları, yerleşme alanı açılması gibi nedenlerden dolayı her geçen gün yok edilen yerleşme alanlarını ve höyükleri tespit edebilmek amacıyla farklı bir modelle çalışmaya başlamıştır. F.Demir tarafından hazırlanan Yüksek Lisans tezinde, Ceyhan Ovası’nda seçilen 3 test alanında uydu görüntülerini ve hava fotoğraflarını kullanarak, özellikle arazide çok zor görülebilen yok edilmiş arkeolojik alanların tespitinde başarı sağlanmıştır[35]. Bu çalışmada 1.test alanı Ceyhan’ın güneyinde yer alan Körkuyu ile Yeniköynazımbey Köylerini kapsamaktadır. Daha önceki yıllarda yapılan çalışmalardan bilinen Kürtosman Çiftliği (Ekenler Çiftliği/Remzi Paşa Çiftliği/Abdürrezzak Çiftliği=SW No:61,Hrouda/Hr No:20) ve İsili Höyük (Taştepe/ SW No:46; Hr No: 10 Taş Höyük/Taş Tepe) dışında, yok edilmiş/düzlenmiş olan ve yeni tespit edilenler Kırık Köprü (SW No:48), Hardal Höyük, Yunus Höyük[36], Kırık Köprü 2, Hacımemeli Höyük (SW No:44, Yeniköy I), Hacı Gaffar Höyük (SW No:43 Vesli Höyük), Düğünyurdu Tepesi, Düğünyurdu Tepesi 2, Düğünyurdu Tepesi 3, Düğünyurdu Tepesi 4, Gök Höyük’tür.            2.test alanı Ceyhan’ın doğusunda yer alan Günyazı (Veysiye) Köyü ile Mustafabeyli Beldesi arasındaki alanı kapsamıştır. Bu bölgede araştırmacı Ceyhan Nehri’nin yatak değiştirmiş olmasından dolayı kuaterner alanlarda düzlenmiş höyüklerin tespiti konusunda zorluklarla karşılaşmış, bu alanda Bozhöyük ve Çakmaktepe (SW No: 25), bu höyüğün hemen güneyinde tamamen düzlenmiş bir tepe, batısında Kuyluktepe (düzlenmiş), Zincirli Höyük (çoğu düzlenmiş), Köseler Höyük (kuzeyi karayolu tarafından yok edilmiş), Arlavuk Höyük (güneyine çiftlik kurulmuş), Kırteke Höyük incelenmiştir.

            Bu çalışmanın son test alanı ise, Ceyhan’ın kuzeydoğusunda yer alan Kösreli Beldesi ile Elmagölü Köyleri arasında kalan bölgedir. Bu alandan Ceyhan Nehri’nin eski yatağı geçmektedir ve bilinen Pascu Höyük (Pasgüden Höyük, Başgüden Höyük, Yumru Höyük; SW No: 35) ve Arif Höyük (düzlenmiş) incelenmiştir.

            Bu araştırmada çalışılmış olan test alanlarında 1954 yılında arkeoloji literatürüne kazandırılmış olan höyük ve yerleşmeler, araştırmacının deyimiyle höyük soykırımına[37] uğramış ve yok edilmişlerdir.

            G.Salmeri, 2000 senesinde M.Ö.12.-4. yüzyıl arasını, yani Kilikya’da Hellenizasyon ile ilgili verileri toplamak amacıyla bölgeye gelmiştir[38]. Önceki yıllarda tespit edilmiş olan 11 yerleşmeyi ziyaret etmiş ve bunların ilk yerleşme dönemlerinin Geç Kalkolitik Çağ olduğunu, Geç Tunç Çağı yerleşim modelinin yaygın olmadığını, bunun dışında Grek kökenli malzemenin bulunduğu Erken Demir Çağı yerleşmelerinin sayısının fazla ve yerli ve ithal seramiğin bu çağda Kıbrıs etkili olduğunu belirtmiştir. Helenistik Çağ’da ise tüm yerleşmelerde hem ithal, hem de yerel üretim seramiklere göre, bölgenin Yunanistan’dan siyah sırlı seramiklerle düzenli olarak yiyecek tedarik ettiğini vurgular. İsalı’nın kuzeyinde Taşlı Tepe (SW No:43=Vesli Höyük, Prehistorik, Roma ve Geç Antik Dönemler), Çitnoğla Çiftlik (SW No:47, Prehistorik, Helenistik-Ortaçağ), Boyalı Höyük (SW No:63, Prehistorik,Arkaik-Yunan, Hellenistik, Roma ve Ortaçağ), Misis Dağı’nı aşmak için kullanılan geçidin hemen kuzey girişinde Hesegin Tepe (SW No: 64), Ceyhan’ın güneyinde Küçük Höyük (SW No: 68=Hacılar Höyük, Arkaik-Yunan seramiğinin batıdaki merkezi), Kırık Köprü Höyüğü (SW No:161, güneybatıda Ege kökenli boyalı seramiklerin görüldüğü bir yerleşme, Yunan (Arkaik-Klasik ve Hellenistik) ve Doruk yakınında Güneş Tepe (Prehistorik ve Roma Dönemi)’de çalışmıştır. 2002 çalışmalarında ise, Cebeli Nur Dağlarının güneybatı yamaçlarında Cinkop Kalesi, İncir Tepe, Murtluk ve Kızıldere tespit edilmiştir[39].

2002 yılında K.S.Girginer tarafından başlatılan “Adana ve Çevresi Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Projesi ve Adana’nın Arkeolojik Dokusunun Belgelenmesi” çalışmasındaki amaçlar ana başlıklar altında şu şekilde toplanabilir: Adana İli’nin eksik kalan ve uzun yıllardan beri fazla veya hemen hemen hiç araştırılmamış bölgelerinde arkeolojik bir envanterin çıkarılması, ya da başka bir anlatımla bu karakterdeki alanlarda en eski çağlardan Osmanlı Dönemi’nin sonuna kadar olan zaman dilimindeki arkeolojik dokuyu kayıt altına almak, dolayısıyla kronolojik boşlukları doldurmak, daha önceki yıllarda tespit edilmiş olan yerleşmeleri ve anıt eserlerin günümüzdeki durumlarını, varsa her türlü tahrip edilme derecelerini ve bu konularla ilgili sorunları belgelemek, bu konuda girişimlerde bulunmak, bunların dışında M.Ö.II.binde bu bölgedeki varlığını yazılı belgelerden bildiğimiz Kizzuwatna Ülkesi’nin Adana İli’nin ilçelerinde ve Kayseri, Kahramanmaraş, Mersin, Niğde ile Osmaniye İli’nin sınırlarında yerleşmelerini saptamak, bu merkezler ile öncelikle Orta Anadolu olmak üzere, diğer çevre kültür bölgeleriyle organik bağlarını araştırmak.

            Bu amaçlarla 2002 yılında Tufanbeyli İlçesi’nde (Hrt.6) çalışmalar başlamış ve Şar Köyü’nde yer alan Kappadokia Comanası ayrıntılı çalışmalarımız hariç, 2003-2005 yıllarında da ilçe sınırları içinde Paleolitik Dönemlerden Ortaçağ’a kadar olan kesintisiz iskanı ortaya koyan 111 arkeolojik alan tespit edilmiştir[40].

            2003 yılında Saimbeyli İlçesi’nde (Hrt.7) ilk kez sistemli araştırmalar gerçekleştirilmiştir. İlçedeki çalışmalarımızda bilinen kale dışında, Roma İmparatorluk Dönemi’yle Ortaçağ arasındaki dönemlere ait 163 taşınmaz kültür varlığı kayıt altına alınmıştır[41].

2004 yılında Kayseri Sarız’da (Hrt.9) Kalkolitik ile Demir Çağı arasındaki dönemlere ve Roma-Ortaçağ’a ait 29 arkeolojik alan tespit edilmiştir[42]. Bu çalışmanın dışında Çukurova’da ise Kozan’ın dağlık alanları hariç, ovalık alanlarında ayrıntılı bir tarama yapılmıştır (Hrt.8). Bu çalışmalar esnasında daha önceki yıllarda bilinen az sayıdaki yerleşme tekrar ziyaret edilmiş, bunun dışında 3 höyük tespit edilmiştir[43].

            2005 yılında ise, Kayseri Develi’de sistemli taramalarımız gerçekleşmiş, 168 arkeolojik alan tespit edilmiştir[44].

            Aynı yıl içerisinde Ceyhan’daki çalışmalarımız ilçenin güney sınırında Namık Kemal Mahallesi’nde, Hacılar Höyük’te başlamıştır. Sarımazı Kasabası’nın güneydoğusunda yer alan Muttalip Höyük (Castabolo-Catabolo-Katabolos-Mutlubake) (Res.4), gübre fabrikasının içinde kalmıştır. Seramik toplamak otlardan dolayı pek mümkün olmamıştır. Muttalip Höyüğün kuzeybatısında yer alan Karanlıkkapı-Amanikai Pylai/Demirkapı, Kurtkulağı (Tardequeia) yakınlarında, dar bir geçit üzerine siyah bazalt taşından, tuğla harçtan inşa edilmiş, batı-doğu geçişini kontrol eden bir kapıdır (Res.5). Çok harap ve bakımsız bir haldedir ve şimdi yoğun bir çöplüğün içinde kalmıştır. Ceyhan’ın kuzeyinde yer alan Çatalhöyüğü Köyü Roma Dönemi’nin köyü üzerinde kurulmuştur (Res.6). İlçenin kuzeyinde yer alan Adapınar (Çerkes Kara Mezar) Köyü’ndeki Yarım Höyük Ceyhan Nehri’nin aşındırması ve höyükten toprak alımı gibi nedenlerle yarısından fazlası tahrip olmuştur. Molla Ahmet Höyüğü, ilçenin kuzeydoğusundadır. Her ne kadar Çukurova’nın az sayıda görülen Halaf Dönemi buluntu yerlerinden birisi olduğu belirtilmekteyse de, elimizde Ubeyd malzemesi de vardır.

            Bunların dışında Doğu Ceyhan Ovası’nda bilinen yerleşmelerin dışında çok fazla yeni yerleşme de bulunmuştur (Hrt.10). Ceyhan İlçesi’ndeki çalışmalarımız Ceyhan Kaymakamlığı ve Kaymakam Selman Yurdaer’in desteğiyle yapılmıştır, kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz[45].

             Bu çalışmalarda Hamdilli Köyü sınırları içinde Tepesidelik (ETÇ, GTÇ, Roma-Bizans, İslami), Topaktaş Tepe (Kalkolitik ve Roma), Hamdilli Köyü Mezarlığı (Neolitik? ve ETÇ), Akpınar Mevki (Res.7), Çomdan Dağı Nekropolü (Res.8), Ortataş Tepe, Değirmendere Köyü’nde Adatepe II (Balağıl Höyüğü) (Kalkolitik-Bizans Dönemi), Erenler Köyü’nde Harputlu Tepesi (Roma) (Res.9), İmran Köyü’nde Boz Höyük (Kalkolitik-İslami), Kuzucak Köyü’nde Kocalan Mevki (Nekropol) (Res.10), Azizli Köyü’nde Köseler Höyük (az sayıda çok aşınmış Prehistorik malzeme), Arlavuk Höyük (az sayıda Prehistorik, yoğun Roma), Zincirli Höyük (Prehistorik yoğun, az sayıda Roma ve Bizans), Kamışlı Höyük (Roma ve Bizans) (Res.11), Alakilise (Res.12) , Davultepe (geç dönemler) (Res.13), Çiftlik Höyük (Kalkolitik ve geç dönemler), Mustafabeyli Beldesi’nde Karahöpür Höyük (Roma ve Bizans) (Res.14), Tatarlı Köyü Tatarlı Höyük (Res.41-44), Bucak Tepe (Kalkolitik), Köy mezarlığında mimari parçalar (Res.15), Kuyluktepe (Prehistorik ve Roma-Bizans), Töngelenli Tepe (geç dönem) (Res.16), Berende Tepesi (geç dönem) (Res.17), Domuzdamı ve Leçe Mevki (geç dönem: mezarlıktaki mimari parçalar buradan gelmiş olabilir) (Res.18), Geçemey Höyük/Keçebey (ETÇ,GTÇ, Helenistik-İslam), Çatak Köyü’nde Bakırlı Çiftlik Höyüğü= İkizhöyük (Prehistorik,Roma-Bizans), Burhanlı Köyü’nde (Res.19) Hüruşağı Höyük (geç dönemler), Çatalyapı (Res.20), Mağaralı (Roma ve Bizans) (Res.21-23), Kırık Yapı (Res.24-25), İncetarla (Mercin) Köyü’nde Mercin (Boz) Höyük (Kalkolitik-İslami), Hikmet Höyük (Kalkolitik, Roma-Bizans), Yarım Höyük (Ömer Ağanın Höyüğü) (Prehistorik, Roma-Bizans), Yıkık Kilise, Mısırlı Çiftliği (Prehistorik ve Roma), Karakayalı Köyü’nde Cebra Höyük (OTÇ-İslami), Kürtbekir (Roma) (Res.26), Yalak Köyü’nde Yeniköy Tepe (Prehistorik ve Roma), Yalaközü (ETÇ, OTÇ, GTÇ, Demir Çağı, Roma-Bizans), Murtaza Damı Höyük (Roma) (Res.27), Halanın Yeri (Res.28), Kamışlı Höyük (Roma-Bizans) (Res.29), Küçük Elmagölü Köyü’nde Pascu Höyüğü (Kalkolitik, ETÇ, GTÇ, Hellenistik-Roma, İslami), Köprülü Köyü’nde Köprülü Merası (Roma) (Res.30), Günyazı Köyü’nde Kırımoğlu Çiftlik Höyük, Kırteke Höyüğü (Prehistorik, Roma), Altıgöz Köyü’nde Arif Höyük (Roma) (Res.31) ve Değirmen kalıntısı ile köprü ayakları (Res.32) , Ökkeş Höyük (Roma-Bizans) (Res.33), Değirmenli Köyü’nde Hacının Bucağı, Makas Nekropolü (Res.34), Harab Mevki (geç dönem) (Res.35), Uzunhaliller Çiftlik Höyük (Roma) (Res.36), Beşkuyu Köyü’nde Çamurlu Höyük (Roma) (Res.37), Kösreli Beldesi’nde Malaz Mevki (Roma) (Res.38), Birkent Beldesi’nde Semerci Höyük I (Roma) (Res.39), Semerci Höyük II ve Ekin Höyük (Roma) (Res.40) dokümantasyonları yapılarak kayıt altına alınmıştır.

            2003 yılında ise Y.Şenyurt tarafından Ceyhan İlçesi, Kurtkulağı Beldesi Yüceören Nekropolü’nde Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı Projesi esnasında, boru hattının döşeneği güzergahta karşılaşılan Geç Hellenistik ve Roma Dönemi’ne ait merdivenli dromoslu yeraltı kaya mezarları tespit edilmiş, kurtarma kazıları yapılmış ve taşınmaz kültür varlığı olduğu için boru hattının geçiş güzergahı alanın 4km. dışına taşınmıştır.

            Son olarak Ceyhan’da bu bahsettiğimiz çok sayıdaki yerleşmenin bir kısmı tescil edilerek koruma altına alınmıştır: Yılankale (1988), Sirkeli Höyük (1988), Pasgüden Höyük (1989), Kuyluktepe (1989), Boz Höyük ve Çakmaktepe (1989), Tatarlı Höyük ve çevresindeki mimari kalıntılar (1993), Muttalip Höyük (1984/1985), Tumlu Kalesi (1982), Kıllı Höyük (1991), Yarım Höyük (1994), Macitefendi Höyüğü (1994/2000), Doruk Höyük (1998), İkiz Höyük (1994)[46], Hürüuşağı Höyük (1999), Ekinci Höyüğü (1999) ve Çiçekli[47]; Semerci Höyük (1982), Tülek Höyük (1989), Karanlık Kapı (1996), Kurtkulağı Kervansarayı ve Cami (1988), Akfatma Kilisesi (2002), Kokartepe Nekropolü (1995 ve 2004), Mercin Boz Höyük ( 2000), Kırtake Höyüğü (2001), Hacılar, Sokuluk Düz Yerleşmesi (2002), Gökdere (2002), Botaş Höyük (2003), Yüceören (2004), Turnalar Höyük (2004), Maltepe, Adatepe, Mercimek Mezarlığı ve Zincirli Höyük (2000).

[1] von der Osten,H.H.1930: 43.

[2] Garstang,J.1937 c: 210-211.

[3] Hrouda,B.1997 b: 292 ve 301.

[4] Garstang,J.1937 a : 52 vd. ; Garstang,J.1937 b: 89 vd.; Garstang,J.1939: 137vd.; Yalgın,A.R.1939: 16. Bkz: Sümer,O.1941: 14-16, 29-30.

[5] Garstang,J.1937 a: Lev.XI.

[6] Arık,R.O.1944: 364.

[7] Arık,a.g.e.365.

[8] Seton-Williams,M.V.1954: 121 vd.

[9] Seton-Williams,a.g.e.128.

[10] Seton-Williams,a.y.

[11] Seton-Williams,a.g.e.129.

[12] Seton-Williams,a.g.e.131.

[13] Bu gözlü testilerin ilk tanımlanmaları ile ilgili bkz: Goldman,H.1935: 534; Goldman,H.1938: 33.

[14] Seton-Williams,a.g.e.132.

[15] Seton-Williams,a.g.e.133.

[16] Seton-Williams,a.g.e.138-139.

[17] Seton-Williams,a.g.e.141.

[18] Youngs,G.R.1965: 114 vd. Ayrıca bkz: Fedden,R.-Thomson,J.1957: 12,37,22,100 vd. Bu konu için bu yazıda II.Bölüme bakılabilir. Bölgede yapılan araştırmalarda şimdiye dek yaklaşık 75’in üzerinde kale tespit edilmişse de, bu sayı henüz kesin değildir. Özellikle iç bölgelerde, Toros Dağları’nın içlerinde birçok kale daha keşfedilmeyi beklemektedir: Ünal,A.-Girginer,K.S.Baskıda. Bu kalelerle ilgili bkz: Alishan,a.g.e.63vdd., Bölgeye Ermeni asıllı olduğu iddia edilen kalelerin listesi 65 vd.’ındadır; Schaffer,a.y.; Blumenthal,E.1963: Passim; Müller-Wiener,W.1966: 77-79; Hellenkemper,H.1976: 169 vd; Ēp’rikean,H.1903-1905: II.cilt 56; Boase,T.S.R.1967: Passim; Jones,A.H.M.19982: Passim; Magie,D.1950: 266 vdd., 1140 vdd.; Robert,L.1935: 255 vd; Hellenkemper,H.1980: 1262 vd; Hild,F.-Hellenkemper,H.1990: Passim; Hild,F.-Hellenkemper,H. vd 1990: 182 vdd; Sevgen,N.1959: Passim.

[19] Youngs,a.g.e.118.

[20] Sayar,M.H.-Siewert,P. vd 1994: 141.

[21] Altay,M.H.1965: 7.

[22] Bölgemizdeki kalelerle ilgili ivedilikle bilimsel çalışmalara ihtiyaç vardır. Bölgede yeni bulunan kalelerle ilgili bkz: Girginer,K.S.2004: 311 vd; Girginer,K.S.2005 a ve Girginer,K.S.2005 b: 159 vdd.

[23] Edwards,R.W.1987:  255-259 ve 269-276.  Ayrıca bkz: Özmen,Ö.2000: 202 vd.

[24] Ünal-Girginer,a.y.

[25] Hellenkemper,H.-Hild,F.1986: 127.

[26] Hild,F.-Hellenkemper,H.1990: 153, 174, 209, 297, 304, 321-322, 348, 360-362, 385-386, 391, 406, 425, 449,  Ceyhan ile ilgili ayrıca bkz: Kiepert,R.19164. Ayrıntılı bilgi için bkz:  Strehlke,E.1869: 38; Alishan,a.g.e.226; Edwards,R.W.1984: 23 vdd; Williams,H.1977: 105 vd.

[27] Sayar,M.H.-Siewert,P. vd 1993: 179.

[28] Sayar,M.H.-Siewert,P.1994: 144-145; Tobin,J.1996: 151 vd.

[29] Özgen,İ.-Gates,M.H.1993: 387 vd.; Steadman,S.R.1994: 85 vdd. Bu çalışılan bölgenin jeomorfolojik araştırmaları için bkz: Ozaner,F.S.1993: 337 vd.

[30] Steadman,a.g.e.90-93.

[31] Steadman,a.g.e.99-103.

[32] Cormack,J.M.R.‑Calder,W.M.1962: 1 vdd.

[33] Hrouda,B.1997 a: 91 vd; Ünal,A.1997: 143 vd; Hrouda,B.1997 b: 291 vd.; Hrouda,B.1998 a: 467 vd. ve Ehringhaus,H.1999: 383 vd.

[34] Hrouda,B.1998 b: 427 vd.

[35] Demir,F.2002. ve Demir,F.-Dinç,O. vd Baskıda.

[36] Körkuyu Köyü’nün 850m. kuzeybatısındadır, aynı zamanda hava fotoğraflarında höyüğün kuzeyinden geçen antik yol izlenebilmiştir. Kuzeybatı-güneydoğu istikametli olan yol köyün içinden geçmekte ve Kurtkulağı Köyü’ne giden yol ile birleşmektedir: Demir,a.g.e.73.

[37] Demir,a.g.e.98; Demir-Dinç vd ,a.y.

[38] Salmeri,G.-D’Agata,A.L.vd 2002: 41 vd.

[39] Salmeri,G.-D’Agata,A.L. vd 2004: 115.

[40] Girginer,K.S.2004: 311 vd. Bu çalışmalar Türk Tarih Kurumu tarafından desteklenmiştir.

[41] Girginer,K.S.2005 a ve Girginer,K.S.2005 b: 159 vd. Bu çalışmalar Adana Valiliği, Saimbeyli Kaymakamlığı ve Türk Tarih Kurumu tarafından desteklenmiştir.

[42] Girginer,K.S.-Girginer,Ö.O. vd Baskıda. Bu çalışmalar Sarız Kaymakamlığı ve Türk Tarih Kurumu tarafından desteklenmiştir.

[43] Çukurova’daki çalışmalarımız İÜ’nden Prof.Dr.Mustafa H.Sayar’ın 1990 yılından beri yürütmekte olduğu “Kilikya Yüzey Araştırması” projesinde birlikte yapılmaktadır, kendisine bu yakın işbirliğinden dolayı teşekkür ederim. Kozan’daki çalışmalarımızla ilgili bkz: Girginer-Girginer,a.y. Bu çalışmalar Adana Valiliği ve Kozan Kaymakamlığı tarafından desteklenmiştir.

[44] Bu çalışmalar Develi Belediye Başkanlığı ve Türk Tarih Kurumu tarafından desteklenmiştir. Özellikle Develi Belediyesi’ne sağladığı çok geniş olanaklardan dolayı bir kez daha teşekkür etmek isterim.

[45] 2005 yılı Kayseri Develi ve Adana Ceyhan’daki araştırmalarımızın ilk sonuçları 29 Mayıs-2 Haziran 2006 tarihleri arasında Çanakkale’de yapılacak olan 28.Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’nda ayrıntıları ile sunulacaktır. Bu yüzden bu yazıda yerleşmelerin sadece isimleri zikredilecektir.

Arslan,O.-Bediz,A.1999.

[47] Yıldız,S.-Arslan,O.2000

KAYNAK: CEYHUN’DAN CEYHAN’A SEMPOZYUMU
Y.Doç.Dr.K.Serdar GİRGİNER Çukurova Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı, 01330 Balcalı Kampusü/Yüreğir-ADANA  sergir@cukurova.edu.tr

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

HAVA DURUMU
CEYHAN
CEYHAN
HİZMET REHBERİ